Fatih ilçesinde konumlanmış cami, Süleymaniye Külliyesi’nin bir parçası. İstanbul’un 7 tepesinden 3.sünde bulunan cami Boğaziçi ve Haliç’e bakıyor. Mimar Sinan’ın kalfalık eserim olarak nitelendirdiği cami, yapımının çok uzamasıyla da tarihte özel bir yere sahip. Çünkü caminin yapımının çok uzun bir sürece yayılması dönemin padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ı kızdırmış ve sonrasında cami 2 aylık kısa bir sürede tamamlanmış.
Mimar Sinan her ne kadar camiyi kalfalık eseri olarak nitelendirse de caminin akustik özellikleri aslında bugünün ses mühendislerine ilham verecek kadar başarılı. Yapıda ses kubbede toplanıp camiye yayılmıyor. Ses, cemaatin bulunduğu kısma da belli bir tonda aktarılabilecek özellikte. Oluşturulan bu başarılı teknoloji sayesinde camide ek bir teknolojiye ihtiyaç duyulmamış. 138 adet penceresi sayesinde içerisi oldukça aydınlık olan bu cami de İstanbul’daki tarihi yerler listemde kendine yer bulması gereken yapılardan biriydi.